Kocaeli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halim Aytekin Ergül, 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü kapsamında Radyo K.İ.’nin Güne Bakış programına konuk oldu. Su krizinden sulak alanların korunmasına kadar önemli hususlara değinip kritik uyarılarda bulunan Prof. Dr. Ergül, “Su savaşları bir distopya değil, içinde bulunduğumuz coğrafyada fiilen başlamış bir süreçtir” dedi.
Büyük Tehdit: Yanlış Tarım Uygulamaları
Prof. Dr. Ergül, dünyadaki su sorununun miktar değil “kullanılabilirlik” sorunu olduğunu vurguladı. Dünyanın dörtte üçünün sularla kaplı olmasına rağmen kullanılabilir suyun yüzde 1’in altında olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ergül, iklim krizi, hızlı nüfus artışı ve yanlış tarım uygulamalarının bu kaynağı hızla tükettiğini belirtti. Gelecekte su savaşlarının çıkıp çıkmayacağına dair soruyu da yanıtlayan Prof. Dr. Ergül, bunun bir gelecek senaryosu olmadığını belirtti. Prof. Dr. Ergül, “Su savaşları zaten başladı. İçinde bulunduğumuz coğrafyada enerji savaşlarıyla birlikte su mücadelesine de tanıklık ediyoruz.
Güneyimizdeki çöl iklimine sahip ülkeler, kuzeydeki su kaynaklarına, yani Fırat ve Dicle’ye talipler. Bu durum bölgedeki karışıklıkların sebeplerinden biri olabilir” ifadelerini kullandı.
Bir Fincan Kahve 120 Litre Su Demek
Su israfının görünmeyen boyutuna da dikkat çeken Prof. Dr. Ergül, su ayak izi kavramını çarpıcı örneklerle anlattı. Bireysel tasarrufun sadece musluğu kapatmakla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Ergül, “Fazladan alınan ve giyilmeyen bir kot pantolon 10 bin litre suyun israfı demektir. Bir fincan kahvenin üretimi için harcanan su miktarı ise yaklaşık 120 litredir. Kahvenizi beğenmeyip döktüğünüzde aslında 120 litre suyu çöpe atıyorsunuz” dedi.
Kocaeli ve Marmara Tehdit Altında
Sanayi ve nüfus baskısı altındaki Kocaeli’nin durumunu da değerlendiren Prof. Dr. Ergül, Marmara Denizi’nin taşıma kapasitesinin aşıldığını söyledi. Kocaeli nüfusuna her yıl 30 bin kişinin eklendiğini hatırlatan Prof. Dr. Ergül, “Marmara Denizi, etrafındaki yaklaşık 27 milyon insanın yüküyle yüzleşiyor. Müsilaj gibi olaylar ekosistem kalitesinin korunmadığını gösteriyor” uyarısında bulundu. Programın sonunda Türkiye’nin uluslararası öneme sahip sulak alan (Ramsar alanı) sayısının yetersizliğine değinen Prof. Dr. Ergül, “Avrupa’da 117 Ramsar alanı varken, Türkiye’de bu sayı sadece 14. Kocaeli’deki Hersek Lagünü gibi alanların statüsünün yükseltilmesi ve bilimsel çalışmaların artırılması gerekiyor” diyerek yetkililere çağrıda bulundu.
Muhabir: Resul Karakaş

