TDF‘den Kopmalar Başladı


TDF‘den Kopmalar Başladı

26 Aralık 2013 Perşembe 14:24

Daha önce Akçaabat Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin ayrıldığı Trabzon Dernekleri Federasyonundan şimdide Sürmene Kültür ve Yardımlaşma Derneği ayrıldı.

TDF‘den Kopmalar Başladı
Akçaabat Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Sürmene Kültür ve Yardımlaşma Derneğinin de aralarında bulunduğu dokuz ilçe derneğinin 2005 Yılında kuruluşunu birlikte gerçekleştirdiği Trabzon Dernekleri Federasyon’undan önümüzdeki aylarda Arsin Derneğinin de ayrılması bekleniyor.

Büyük hedeflerle kurulmuş olan, Trabzon Dernekleri Federasyonundan ayrılış nedenlerini görüştüğümüz Sürmene Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Dr. Haydar Dulkadiroğlu “Bu güne kadar beklememizin sebebi yönetim kuruluna seçilen arkadaşların birlik ve beraberlik adına belki bir adım atarlar ve Trabzon’a Trabzonlulara yakışan bir tabloyu birlikte ortaya koyabiliriz düşüncemizdi” diyerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’de mesleki ve yöresel derneklere federasyon kurma hakkı verilmeden önce Trabzonlular olarak biz kendi derneklerimizi bir çatı altında toplamayı başarmıştık. Daha sonra yasaların verdiği haklardan yararlanarak 2005 yılında da Trabzon Dernekleri Federasyonunu kurmuştuk. Sürmene Kültür ve Yardımlaşma Derneği olarak kurucu dernekler arasında bulunmamıza rağmen ben hiçbir zaman Trabzon Dernekleri Federasyonunun yönetiminde görev almadım. Bunun nedeni de kuruluş aşamasında yaşanan başkanlık çatışmalarıydı.  Ben bu çatışmalara alet olmamak için yönetime girmedim. Bu gün baktığımda şunu görüyorum ‘kuruluş aşamasında problemin kaynağını oluşturan arkadaşlar hala orada ve yanlarına da yeni isimler dahil etmişler, samimiyetine inandığım Trabzon ve Trabzonlular için bir şeyler yapmak isteyenler çoktan terk etmiş”. Sürmene derneği olarak bu güne kadar beklememizin sebebi tamamen iyi niyetimizdendi.  Artık umutlarımız tükendi. Bu saatten ve bunca yapılanlardan sonra iyi niyetli olmak veya umut beslemek saflık olur. Sürmene Kültür ve Yardımlaşma Derneği olarak, 1971 yılında kurulan, Sürmene’nin ve Trabzon ilçelerinin en eski derneklerinden biri olarak Trabzon Dernekleri Federasyonundan ayrılmış bulunuyoruz. 
Bundan sonraki STK sürecinde çatı kuruluşumuz olarak sadece Trabzon Federasyonunda yer alacağız.“

Aynı zamanda Trabzon Federasyonunun da başkanlığını yürütmekte olan Dulkadiroğlu’na Trabzon’un neden iki federasyonu olduğunu sorduğumuzda ise, “Trabzon’un tek federasyonu olması benimde arzumdu. Ancak ilk kurulan federasyonun sorumluluklarını yerine getirmemesi, üyelik için müracaat eden bazı ilçe derneklerimizi üyeliğe kabul etmemesi ve derneklerimizin üyeliği noktasında taraf tutması, bunun yanında Trabzonluları Sevenler Derneği, Marmara Trabzonlular Derneği gibi bazı paravan dernekler kurdurarak bu derneklerle federasyona delege taşımaya çalışmaları vs gibi uygulamalardan rahatsız olan Trabzon İlçe derneklerinin başkanları kendi aralarında yapmış oldukları durum değerlendirmesi sonucunda bir karar vermek zorunda kalmıştır. Ya mahkemeye müracaat edeceklerdi ya da ikinci bir federasyonu kurup yollarına devam edeceklerdi.  Birinci kararın Trabzon’a ve Trabzonlulara daha büyük zarar getireceğine kanaat getirilerek ikinci bir federasyonun kurulması daha uygun görülmüştür. Geldiğimiz nokta itibarıyla baktığımızda ikinci federasyonun kurulması diğer federasyona da sorumluluklarını hatırlatmış bulunmaktadır. Aksi halde varlığı ile yokluğu arasında bir fark olmayacaktı. Şimdi olması gereken her ikisinin de Trabzon ve Trabzonlular için hizmet yarışı yapmalarıdır. Bunu yaparlarken de Trabzon’a ve Trabzonlulara zarar vermemeye özen göstermelidirler. Yasaların tanımış olduğu haklarla kurulmuş olan bu iki federasyonu bir zenginliğimiz olarak görmek durumundayız. İsteyen derneğimiz istediği federasyona veya ihtiyaç duyuyorsa her ikisine birden üye olabilirler.  Federasyonların birleşmesi de gerekmiyor. Gelinen bu noktadan sonra birleşmesinin de Trabzon’a ve Trabzonlulara fayda sağlayacağını düşünmüyorum.  Ancak bazı kişiler ve kurumlar, yapmayacakları hizmet ve vermeyecekleri yardım için mevcut durumu gerekçe olarak kullandıklarını biliyorum.  STK’lar gönüllü teşekküllerdir. Gönlü olmayan kişilerin bu durumu kullanmalarının da etik olmadığını düşünüyorum.  Bizim işimiz gönüllü insanlarladır” dedi.
banner5

Yorum Gönder

@name x